29 Aralık 2010 Çarşamba

insan ilişkileri güncelleme paketi v7.02


bir türlü beceremedim doğru dürüst vedalaşmayı. aslında insan ilişkilerinde hiç de fena değilimdir. hatta yılardır içeride yaşadığım karmaşayı hiç kimseye çaktırmadan dışarıda "kendine güvenli, mutlu ve uzak" bir karakter sinevizyonlamam insan ilişkilerinde ne denli ustalaştığımın bir göstergesi değil mi? insan ilişkileri zarafetle yalan söyleyebilme sanatı değil mi?

değil tabi ki...

hayatımda çok az insan beni gerçek boyutlarımla gördü. bu çok az sayıda insan da bana fazlasıyla benzediği için, hep benim gibi onlar da bir yerden bir yere uçup gittiler. ben çoğuna doğru dürüst veda etmeyi beceremedim.

deneyimsizlikmiş, en temel sebep buymuş, şimdi anlıyorum. benim için değerli olan insanlarla yollarımın bir gün tekrar kesişeceğinden emin bir halim vardı. önemli insanların hiçbiri hayatımdan gerçekten çıkamazdı. mesafeler önemsizdi, çünkü ne kadar uzağa gitseler de ben onları yakınımda tutmayı bilirdim...

bu kadar kolay değilmiş işte. şimdi öğreniyorum. bazı insanlar dünyanın bir ucuna gidiyor ve onları bir daha görmenin ne denli zor olacağını fark ediyorsun. aradan yıllar geçmesi gerektiğini öğreniyorsun. geçen yıllar sonunda bazı kayıpların olacağını, her insanla daha dün ayrılmış gibi tekrar bir araya gelemeyeceğini anlıyorsun.
m., sana hiç anlatmadım belki ama telefon numaranı ne kadar uzun süre ezberimde tuttuğumu tahmin bile edemezsin. aramayı beceremem, telefon konuşmalarında çok başarısızım, bu ayrı bir başlık altında incelenmeli. askerdeyken pek çok kez telefon numaranı son hanesine kadar çevirdim, son numarayı tuşlayamadım. benim için önemli olan insanlardan korkuyorum bazen. o yoğunluktan kaçıyorum. ama ne kadar kopuk bir iletişimimiz olsa da senin asla hayatımdan çıkmayacağından emindim. ama şimdi sen her zaman güneşli o yerdesin ve nasıl olduğuna dair en ufak bir fikrim bile yok. sana gerçekten veda etme şansım bile olmadı. bi kahve ısmarlayamadığım için, sarılıp iyi şanslar dileyemediğim için çok berbat hissediyorum.

son bir yıl bana ne öğretti diye düşündüğüm zaman aklıma bu geliyor; evet, hayatıma çok fazla insan giriyor ve çıkıyor. bazılarının adını bile hatırlamaya değmez. ama bazılarını tanımış olmam bile büyük şans. o insanlarla geçen her dakikanın değerini bilmem gerek. giderken de onlarla vedalaşmayı öğrenmem gerek. çünkü hayatın egosu benimkinden daha güçlü. çünkü bazı insanlar gidiyor ve hikayenin sonu...

18 Aralık 2010 Cumartesi

everything must go


mısır gevreği ve müsli kavanozları
elektrikli ocak ve tava
portakal sıkacağı
elma sirkesi
kahve
halı

işte bir yılın sonunda eve benimle dönemeyecek talihsiz eşyaların listesi

ev!

ev?

ev...