bir türlü
beceremedim doğru dürüst vedalaşmayı. aslında insan ilişkilerinde hiç de fena
değilimdir. hatta yılardır içeride yaşadığım karmaşayı hiç kimseye çaktırmadan
dışarıda "kendine güvenli, mutlu ve uzak" bir karakter
sinevizyonlamam insan ilişkilerinde ne denli ustalaştığımın bir göstergesi
değil mi? insan ilişkileri zarafetle yalan söyleyebilme sanatı değil mi?
değil tabi ki...
hayatımda çok az insan beni gerçek boyutlarımla gördü. bu çok az sayıda insan da bana fazlasıyla benzediği için, hep benim gibi onlar da bir yerden bir yere uçup gittiler. ben çoğuna doğru dürüst veda etmeyi beceremedim.
deneyimsizlikmiş, en temel sebep buymuş, şimdi anlıyorum. benim için değerli olan insanlarla yollarımın bir gün tekrar kesişeceğinden emin bir halim vardı. önemli insanların hiçbiri hayatımdan gerçekten çıkamazdı. mesafeler önemsizdi, çünkü ne kadar uzağa gitseler de ben onları yakınımda tutmayı bilirdim...
bu kadar kolay değilmiş işte. şimdi öğreniyorum. bazı insanlar dünyanın bir ucuna gidiyor ve onları bir daha görmenin ne denli zor olacağını fark ediyorsun. aradan yıllar geçmesi gerektiğini öğreniyorsun. geçen yıllar sonunda bazı kayıpların olacağını, her insanla daha dün ayrılmış gibi tekrar bir araya gelemeyeceğini anlıyorsun.
değil tabi ki...
hayatımda çok az insan beni gerçek boyutlarımla gördü. bu çok az sayıda insan da bana fazlasıyla benzediği için, hep benim gibi onlar da bir yerden bir yere uçup gittiler. ben çoğuna doğru dürüst veda etmeyi beceremedim.
deneyimsizlikmiş, en temel sebep buymuş, şimdi anlıyorum. benim için değerli olan insanlarla yollarımın bir gün tekrar kesişeceğinden emin bir halim vardı. önemli insanların hiçbiri hayatımdan gerçekten çıkamazdı. mesafeler önemsizdi, çünkü ne kadar uzağa gitseler de ben onları yakınımda tutmayı bilirdim...
bu kadar kolay değilmiş işte. şimdi öğreniyorum. bazı insanlar dünyanın bir ucuna gidiyor ve onları bir daha görmenin ne denli zor olacağını fark ediyorsun. aradan yıllar geçmesi gerektiğini öğreniyorsun. geçen yıllar sonunda bazı kayıpların olacağını, her insanla daha dün ayrılmış gibi tekrar bir araya gelemeyeceğini anlıyorsun.
m., sana hiç anlatmadım belki ama telefon
numaranı ne kadar uzun süre ezberimde tuttuğumu tahmin bile edemezsin. aramayı
beceremem, telefon konuşmalarında çok başarısızım, bu ayrı bir başlık altında
incelenmeli. askerdeyken pek çok kez telefon numaranı son hanesine kadar
çevirdim, son numarayı tuşlayamadım. benim için önemli olan insanlardan
korkuyorum bazen. o yoğunluktan kaçıyorum. ama ne kadar kopuk bir iletişimimiz
olsa da senin asla hayatımdan çıkmayacağından emindim. ama şimdi sen her zaman
güneşli o yerdesin ve nasıl olduğuna dair en ufak bir fikrim bile yok. sana
gerçekten veda etme şansım bile olmadı. bi kahve ısmarlayamadığım için,
sarılıp iyi şanslar dileyemediğim için çok berbat hissediyorum.
son bir
yıl bana ne öğretti diye düşündüğüm zaman aklıma bu geliyor; evet, hayatıma çok
fazla insan giriyor ve çıkıyor. bazılarının adını bile hatırlamaya değmez. ama
bazılarını tanımış olmam bile büyük şans. o insanlarla geçen her dakikanın
değerini bilmem gerek. giderken de onlarla vedalaşmayı öğrenmem gerek. çünkü
hayatın egosu benimkinden daha güçlü. çünkü bazı insanlar gidiyor ve hikayenin
sonu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder