kendi
kendine gülene deli derler! çocukken hep bu cümleyi duyardım birilerinden.
mahallenin salak bebeleri işte... neyse sonradan bu önermenin modası geçti,
artık kimseden duymuyorum. belki modası geçmemiştir, sadece yaşım ilerlediği
için insanlar içlerinden söylüyordur. ya da artık kendi kendine gülenler dahil
gülebilen insan sayısındaki ciddi düşüş bu konu üzerindeki baskıları kaldırmış
olabilir. ve bu tumturaklı cümleden sonra anlatacağım şeyi tamamen unuttum.
***
evi
paylaştığım abiler -yaş durumlarına uygun olarak- gerçekten abim ya da babam
olduğunu düşünmeye başladı. böyle bi himayeye alma hissi mi uyandırıyorum,
yoksa erkeklerde himayeye alma isteği çok mu gelişmiş anlamadım. yine de hoşuma
gitti.
***
sahada elimizde
paftalar, bana stabilize mi diye sordu? ruh halim mi, ah nerde! demek istedim.
kahkalar aklımda havai fişek gibi patladı, dudak kenarlarım 6 rihter ölçeğinde
sallandı.
***
hakkında
hiçbir şey bilmediği bir erkek onu tahrik edebiliyor. hem de inanılamayacak
boyutlarda. erkek kaba hatlarıyla, çekici olabiliyor onun için. mahallenin
belalısı mesela ya da araba tamircisi. tanımaya başladıkça, artık onunla
ihtiyaç duyduğu kadar vahşi olamıyor. her konudan konuşabilir aslında o.
gerçekten iyi bir arkadaş olabilir, hem de hayat boyu hayatımdan çıkmasın
dediğin türden. ama her koşulda baştan çıkamaz, istese de. bu yüzden işte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder